• +90 (232) 461 01 04
  • info@ws-incorporation.com
Hizmetlerimiz

Teminat Mektubu (BG)


Ticaret hayatında, önceleri sözleşmenin karşı tarafının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi rizikosuna karşı bireysel teminat yeterli görülmüşken, zaman içerisinde ticari işlerin hacminin artması ile bireysel teminatın yetersizliği gündeme gelmiştir. “Banka Garantileri” ya da “Banka Teminat Mektupları” uygulama bulmuştur. 

 

Borçlunun alacaklıya karşı üzerine aldığı bir edimini yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar parayı alacaklının ilk talebinde ona derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair bir banka tarafından verilen mektuba banka teminat mektubu denir. Bu tanımlamaya göre borçlu ve alacaklı gerçek veya tüzel bir kişi, borçlunun üzerine aldığı iş de bir paranın ödenmesi veya bir işin yapılması olabilir. Banka teminat mektupları ve garantiler, üstlenilen herhangi bir edimin yerine getirilmesini güven altına alan araçlardır. Üstlenilen herhangi bir edimin yerine getirilmesini güven altına alan araçlardır. Böylece sözleşmenin yanlarına, üstlenilen edimin gerçekleşmesi konusunda bir güvence sağlanmış olur. Böyle bir güvence ihtiyacı, özellikle ayrı hukuk ve kültür çevrelerinden olan taraflar arasında yapılmış sözleşmelerin yer aldığı uluslar arası ilişkilerde daha da artmaktadır. 


Bir başka tanıma göre ise; teminat mektupları; bankaların yurt içinde veya dışında bulunan gerçek veya tüzel kişiler lehine çeşitli ticari konularda ( bir malın teslimi, bir borcun ödenmesi, bir işin yapılması v.b ) muhatap kuruluşlara hitaben düzenledikleri güvence belgeleridir. 

BANKA TEMİNAT MEKTUPLARININ ÇEŞİTLERİ 
Banka teminat mektuplarının hukuki niteliği üçüncü kişinin fiilinin taahhüt niteliğinde garanti sözleşmesi olarak kabul edilmektedir. 

Uygulamada karşılaşılan banka teminat mektupları esas itibariyle, rizikonun niteliğine, ödeme talebinin şekline, konularına ve ikinci bankanın devreye girmesine gibi başlıklar altında incelenmektedir.

1. Rizikonun Niteliğine Göre Yapılan Ayırım 
Teminat mektubu ile güvence altına alınan rizikonun niteliğine göre, saf garanti sözleşmeleri ve kefalet benzeri garanti sözleşmeleri şeklinde bir ayrım yapılmaktadır.

a) Saf (Yöneltmeyi Amaçlayan) Garanti Sözleşmeleri 
Saf garanti sözleşmeleri veya yöneltmeyi amaçlayan garanti sözleşmelerinde, üçüncü bir kişinin ediminin güvence altına alınması söz konusu değildir. Aksine, kendisine garanti verilen kişinin girişeceği belli bir iş dolayısıyla gerçekleşmesi muhtemel ve taraflar arasında tanımı yapılmış rizikonun gerçekleşmesi halinde doğabilecek zararları karşılama taahhüt edilmektedir. Güvence altına alınan riskin bir hukuki ilişkiden değil, belli bir girişim sebebi ile ortaya çıkacak nitelikte olması gerektiği kabul edilmektedir. Taraflar arasında belli bir ilişkinin varlığı değil, belli bir teşebbüsün varlığı aranmaktadır. Bu tür teminat mektubu sözleşmelerinde lehine garanti verilen belli bir kişinin bulunması dahi gerekli değildir.

Bununla belli bir sözleşme sebebi ile ortaya çıkabilecek zararları karşılama amaçlamamakta, bir kişi veya kurumu belli bir işe yöneltmeyi amaçlamaktadır. Bu tür sözleşmeler, bir kişi veya kurumu belli bir işe sevk etmek için bu işten doğabilecek zararları karşılamayı veya belli bir orana kadar kâr edebileceğini, kârın beklenen oranın altında kalması halinde aradaki farkı karşılamayı garanti etmekte olan sözleşmelerdir. Daha çok kamu kurum veya kuruluşları ile yerel yönetimler tarafından, kamunun belli bir ihtiyacını gidermeyi amaçlayan yatırım faaliyetlerinin teşviki amacıyla kullanılan teminat mektuplarıdır.

b) Kefalet Benzeri (Teminatı Amaçlayan) Garanti Sözleşmeleri 
Kefalet benzeri garanti sözleşmeleri borç ilişkisinin (temel ilişki) konusu oluşturan edimi güvence altına almaktadır. Başka bir ifade ile, temel ilişkinin borçlusunun kendi edimini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemesi rizikosuna karşı muhatabı korumaktadır. Banka teminat mektuplarının büyük çoğunluğu bu niteliktedir.

2. Ödeme Talebinin Şekline Göre Yapılan Ayırım 
Ödeme talebinin şekline göre banka teminat mektupları da kendi içinde “ilk talepte” ödeme kaydını içeren banka teminat mektupları ve şartlı banka teminat mektupları olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Ödeme talebinin şekli bakımından yapılan bu ayırım bütün teminat mektupları bakımından geçerliliğe sahiptir. Başka bir ifadeyle, banka teminat mektupları konuları itibariyle farklılık arz etseler de ödeme talebinin şekli bakımından şartlı veya ilk talepte ödeme kaydını ihtiva edeceklerdir.

a) İlk Talepte Ödeme Kaydını İçeren Banka Teminat Mektupları 
İlk talepte ödeme kaydını içeren banka teminat mektupları temel ilişkinin tarafları arasındaki güvensizlik duygusundan ortaya çıkmıştır. Taraflar arasındaki bu güvensizlik duygusu sebebi ile muhataba asıl sözleşmenin ifa edileceği hususunda banka tarafından güvence verilmektedir. Dolayısıyla, ilk talepte ödeme kaydı özellikle milletlerarası alanda ticari ilişkiye giren taraflar arasında güven unsurunun bir gereği olarak ortaya çıkmıştır. Muhatabın böyle bir teminat mektubu istemesi fer’i nitelikte olmayıp, taraflar arasındaki güven probleminden ortaya çıkmaktadır. İlk talepte ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarının bu özelliği nedeniyle, soyut borç ilişkilerinde olduğu gibi, ispat yükü ters çevrilmektedir. Teminat mektuplarında bankanın ödeme gücü nedeni ile asıl sözleşmenin tarafları arasında ödemeyle ilgili bir problem ortaya çıkmayacaktır. Başka bir ifade ile, ilk talepte ödeme taahhüdü, muhataba üst derecede güven sağlamaktadır. 

Son dönemlerde ülke içi ticari ilişkilerde de ilk talepte ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarının yoğun olarak kullanılmaya başlandığı görülmektedir. 

Bu tip banka teminat mektuplarında banka, muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden ve muhataptan teminat mektubuna dayanarak talepte bulunma hakkının olduğunu ispat etmesine gerek kalmadan ödeme yapmayı taahhüt etmektedir. Banka, yalnızca şekli anlamda inceleme yapma yetkisini sahip olup, esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisini sahip değildir. Başka bir deyişle banka, usulüne uygun ödeme talebi ile karşılaştığında kural olarak herhangi bir def’i ve itirazda bulunmadan teminat mektubu muhatabının ödeme talebini yerine getirmek zorundadır. Bu sebeple de bu tip banka teminat mektuplarının esas itibarıyla muhatap lehine olduğu kabul edilmektedir. 

Bu banka teminat mektupları, teminat mektubunu veren bankaya da büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bankanın teminat mektupları hakkında esasa ilişkin bir inceleme yapmadan ödeme yapacağından, teminat mektupları kolay kullanabilir hale gelmiş olur. Ayrıca, bankalar teminat mektubu vermeleri dolayısıyla elde edecekleri komisyon gibi menfaatleri de risk üstlenmeden elde etme imkanını bulmuş oluyor. İkinci olarak da, sadece şekli bir inceleme yapacak olan banka, lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişki sebebi ile ortaya çıkabilecek ihtilafların dışında da kalmış olacaktır. Çünkü, “ilk talepte” ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarında risk banka üzerinde değil, lehtarın üzerindedir. Bu sebeple de, teminat mektuplarında banka daha rahat hareket edebilme imkanına kavuşmaktadır. 

Bankanın muhataba ödeme yapmasından sonra, lehtar ile muhatap arasında ödemenin haksız olduğu yolunda bir ihtilaf ortayı çıkar ise, lehtar ödemeden sonra dava hakkına sahiptir. Başka bir ifade ile, “ilk talepte” ödeme kaydını içeren banka teminat mektuplarında “önce öde sonra dava et” prensibinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Prensip olarak lehtar, muhatabın ödeme talebinin haksız olduğu yolundaki iddiasını bankaya bildirerek, bankanın muhataba ödeme yapmasını durdurma yetkisini haiz olmadığı kabul edilmektedir. Bu esasa iki önemli istisna getirilmektedir : 

İlk olarak, bankanın teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait olan def’ ileri ileri sürerek ödemeden kaçınabilecektir. Teminat mektubunun zamanaşımına uğraması, sahte olması gibi def’ ileri sürebilir. Riskin doğmaması veya sona ermesinin bulunması gerektiği kabul edilmektedir. 

İkinci istisna, lehtarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alarak, bankanın ilk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarının ödenmesine engel olabileceği kabul edilmektedir. 

Ödemeyle ilgili olarak kabul edilen ve hem banka ve hem de muhatabın lehine olan bu durum, lehtar açısından mahzurlu olabilir. Çünkü, bankanın ödeme talebi hakkında yalnızca şekli bir inceleme yetkisinin olduğu kabul edilmiş ve fakat esasa ilişkin bir inceleme yetkisinin kabul edilmemiş olması, bankanın, teminat mektubu bedelini haksız talep sahibine ödeme yapması ihtimalini ortaya çıkarabilecektir. Bu şekilde yapılan haksız ödemeden dolayı sorumluluk, bankaya ait olmayıp lehtara ait olacaktır. Çünkü, banka muhataba yapacağı ödemeyi lehtara rücu edecektir. 

İlk talepte ödeme kaydını içeren banka teminat mektupları hakkında incelenmesi gereken bir diğer husus; bankanın teminat mektubu muhatabının ödeme talebinin haksız olduğunu bilmesi durumunda ödeme yapmak zorunda olup olmamasıdır. 

Başka bir ifade ile, şekli manada bütün şartları yerine getiren muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini bilen banka bu bilgisine rağmen ödeme yapmalı mıdır? MK. m. 2 göre Muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını kesin olarak bilen bankanın “ilk talepte” kaydına rağmen muhataba ödeme yapmaktan kaçınabilmesi gerektiği kabul ediliyor.

b) Şartlı Banka Teminat Mektupları 

1- Genel Olarak 
Teminat mektuplarında yer alan “protesto çekmeye, hüküm ve borçlunun iznini almaya gerek kalmaksızın, herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni neticeleri nazarı itibara alınmaksızın ilk yazılı talepte” ödeme taahhüdü karşısında bu mektupların şarta bağlı olarak düzenlenip düzenlenemeyeceği üzerinde durulmuştur. 

İki taraf hilafını kastetmedikleri halde şarta bağlı akit, ancak şartın tahakkuku anından itibaren hüküm ifada eder. 

Teminat mektubu veren bankanın ancak belli şartların ortaya çıkması halinde riski garanti ettiğini belirtmesi geçerlidir. Bu durumda teminat mektuplarında yer alan ilk talepte derhal ödeme taahhüdü kuşkusuz şartın gerçekleşmesi halinde söz konusu olacak; tazmin talebinde bulunan muhatap şartın gerçekleştiğini ispat ettikten sonra lehtarın taahhüdünü yerine getirmediğini bildirerek tazmin talebinde bulunacaktır.

2- Şartın teminat mektubu metninden anlaşılması 
Şart teminat mektubunda açıkça yer alabileceği gibi, mektup metninden de anlaşılabilir. 

3- Teminat mektubundaki çelişkili ibarelerin şart açısından değerlendirilmesi 
Teminat mektuplarında şekil büyük önem taşıdığından; mektup metninde çok açık olarak yer alan bir şartı yok farz etmek mümkün değildir. Teminat mektubunun şarta bağlı olmadığını teyit, mevcut şartı geçersiz hale getirmez. Teminat mektubunun niteliği göz önüne alındığında iki ibare arasındaki çelişki, şartın geçerliliğini devam ettirdiği şeklinde çözümlenmelidir. Muhatabın mektup meblağı için öncelikle lehtara başvurma şartını yerine getirmekten kaçınması da, tazmin talebinde haksızlığın bir belirtisi olarak kabul edilecektir.


4- Banka ile muhatap arasında teminat mektubu metni dışında kararlaştırılan şartlar 
Yargıtay’ a intikal eden bir olayda, teminat mektubu metninde herhangi bir şart yer almadığı halde teminat mektubu veren banka ile muhatap arasındaki yazışmalardan, mektubun taraflar – muhatap ile lehtar – arasındaki protokolün yerine getirilmesi şartı ile verildiği ve protokol hükümlerine uyulmadığından garanti veren bankanın tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı kabul edilmiştir. 

Tarafların öngörmediği ve protokole veya teminat mektuplarına koymadıkları bir şartı, olması gerekeceği görüşüyle tarafların yerine geçerek böyle bir şartı varsaymak veya olması gerekirdi demek mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki; şartın mutlaka teminat mektubu metninde yer alması zorunlu değildir. Banka muhatap ile arasındaki garanti sözleşmesinde şarta bağlı borç altına girmişse ve bu husus muhatapça ispat edilebiliyorsa; garanti sözleşmesinde yazılı şekil geçerlilik şartı olmadığından mektupta yer almasa bile banka şartın gerçekleşmediği defini ileri sürebilir.

5- Teminat mektubunda şart olarak zikredilen belgeler 
Şartlı teminat mektuplarında yer alan belgeler yazılı tazmin talebinin ekinde muhatap tarafından bankaya ibraz edilmedikçe bankanın ödeme yapmaması gerekir. Banka ibraz edilen belgelerin mektupta belirtilen tür ve nitelikte olup olmadığını şeklen incelemekle yükümlüdür. Banka bu belgeleri kendisinden beklenen makul bir özenle ve sadece dış görünüşleri itibarıyla – akreditifteki esaslara benzer şekilde – inceleyecektir. İncelemeden anlaşılamayacak sahtecilikten banka sorumlu tutulamaz.

6- Teminat mektuplarında yer alan “ Lehtarın yükümlülüğünü yerine getirmediği taktirde “ ibaresinin şart oluşturmaması 
Resmi Dairelere hitaben verilen teminat mektuplarında yer alana “ …. adı geçen taahhüdünü …… yerine getirmediği taktirde … “ ibaresi bir şart oluşturmamaktadır.

3. Teminatın Konusuna Göre Yapılan Ayırım 

a) Geçici Teminat Mektupları ( Tender Guarantees, Bid Bonds)
Açılmış bir ihaleye katılacak kişi veya kurumun ihalenin kendisinde kalması halinde, teklifi ile bağlı kalmaması rizikosuna karşı ihaleyi açan kişi veya kuruma hitaben verilen teminat mektuplarına geçici teminat mektupları denir. 

Geçici teminat mektupları bir ihaleye katılmak için, ihale makamına hitaben verilmektedir. Geçici teminat mektubu ile genellikle iki husus birlikte – lehtarın, üzerinde kaldığı taktirde ihale ile ilgili sözleşmeyi imzalayacağı ve kesin teminat mektubunu vereceği – garanti edilmektedir.

Lehtar ihale üzerine kaldığı halde sözleşmeyi imzalamazsa veya sözleşmeyi imzalasa dahi kesin teminat mektubu vermezse, muhatap, geçici teminatın paraya çevrilmesini garanti veren bankadan talep edebilir . 

Buna karşılık geçici teminat mektubu kesin teminat mektubunun yerini alamaz. Muhatap sözleşmeyi imzalayan, ancak kesin teminat vermeyen lehtara işi yaptırırsa geçici teminat mektubu geçerliliğini yitirir. Diğer bir deyişle lehtar işi sözleşmeye uygun yapmazsa, muhatap geçici teminat mektubunun paraya çevrilmesini isteyemez, taahhüdün gereği gibi yapılmaması riski, ancak kesin bir teminat mektubu ile karşılanabilir.

Geçici teminat mektupları ihalenin değerlendirilmesi için tespit edilmiş süre ile paralel bir süre için verilmektedir. Hatta bir kısım kuruluşlar ihaleye katılacak kişilerden süresiz veya süresi otomatik uzayabilir nitelikte ( örn. üç aylık dönemler halinde uzama gibi ) teminat mektubu talep etmektedirler. 

b) Avans Teminat Mektupları (Advance Payment Guarantees)
İhale konusu işe başlanılmadan önce, bazen büyük giderleri ifade eden bir takım hazırlıkların yapılması gerekebilir. Böyle hallerde idare, sözleşmede öngörülmüş olmak şartıyla, hak edişlerinden mahsup edilmek üzere “ avans adı altında müteahhide belirli bir miktar peşin ödemede bulunabilir.

Lehtar ile muhatap arasındaki asıl sözleşmede, edim borçlusunun edimini ifaya başlayabilmesi için sözleşmenin karşı tarafının bir ön ödeme yapması şart koşulmaktadır. Yapılan bu ön ödeme daha sonra edim borçlusunun hak edişlerinden kesilmektedir. Yapılan bu ödemeye rağmen edim borçlusunun edimini gereği gibi yerine getirmemesi rizikosuna karşı güvence oluşturan teminat mektuplarına avans teminat mektupları denilmektedir. 

Avans teminat mektuplarının konusu, müteahhitlere veya imalatçıya verilecek avansları bir bankanın garanti etmesi ile ilgilidir. Müteahhit sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhütlerini yerine getirdikçe, avans istihkaklarından mahsup edilmek suretiyle geri alınır. Özellikle resmi dairelere hitaben verilen avans teminat mektupları metninde genellikle, kesin teminat mektubuna benzer şekilde “ müteahhidin sözleşme şartlarına aykırı davrandığı, kısmen veya tamamen taahhüdünü yerine getirmediği “ taktirde bankanın ödeme yükümlülüğü yer almakta ise de, bu ibarelere rağmen bu tür mektuplar verilen avanslarla ilgili olup kesin teminat mektubu yerine kullanılamazlar. 

Avans teminat mektuplarının amacı, milletlerarası ticari ilişkilerde yabancı ithalatçıyı korumaktır. İhracatçı, daha açık bir ifade ile teminat mektubu lehtarı almış olduğu avansa rağmen edimini anlaşmanın şartlarına uygun olarak ifa etmez ise, bu avansı güvence altına almak için verilen teminat mektuplarıdır. İç veya dış ticarette belirli bir edimi ifa ile yükümlü olan taraf, kendi edimini ifa etmeye başlamadan önce, diğer taraftan kendisine bir avans verilmesini istemekte ve bu avans daha sonra asıl borçtan düşülmektedir. Bu uygulama daha ziyade borcun zaman içerisinde kısımlara ayrılarak ifa edildiği sözleşme türlerinde görülmektedir. 

c) Kesin Teminat Mektupları (Performance Guarantees, Perfonmance Bonds)

Kesin teminat mektubunun konusu, lehtarın mektupta belirlenen yükümlülüğünü yerine getireceğini garanti etme şeklinde belirmektedir. Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi halinde bankanın tazmin borcu doğmaktadır.

Kesin teminat mektupları kendi içinde değişik tasniflere tabi tutulmaktadır. 

Taşıma Teminat Mektupları; İhracatçının sözleşmeden doğan kendi yükümlüğünde olan taşımayı kurallara uygun olarak yerine getirmemesi rizikosuna karşı ithalatçı muhatabı koruma amacına hizmet eden teminat mektuplarıdır. 

Edim Teminat Mektupları; İhracatçının bir edim ile yükümlü olduğu durumlarda edim mükellefiyetini gereği gibi yerine getirmemesi rizikosuna karşı ithalatçıyı koruma amacına hizmet eden teminat mektuplarıdır ( örneğin, montaj veya inşaat sözleşmeleri gibi).

Teminat Amaçlı Garantiler; Alıcının güvence altına alınmasına, açık bir ifade ile temin etme yükümlülüğünün kurallara uygun olarak yerine getirilmemesi durumunda sipariş vereni güvence altına almaya hizmet eden teminat mektuplarıdır. 

Kesin teminat mektuplarında amaç, teminat mektubu muhatabına lehtarın asıl sözleşmede yer alan edimini süresi içinde ve gereği gibi ifa etmemesi rizikosuna karşı güvence sağlamaktır. Lehtar teminat mektubuna derç edilen asıl sözleşmeden doğan yükümlülüğünü süresinde kısmen veya tamamen yerine getirmez ise, bankanın tazmin borcu doğacaktır.

d) İkinci Bankanın Devreye Girmesine Göre Yapılan Ayırım 
Ülke içi ilişkilerde teminat mektubu talebinde bulunulan banka, lehtarın talebine uygun teminat mektubu vermeyi kabul eder ise, başka bir ifade ile, lehtar ile garanti verme sözleşmesini yapar ise, muhataba doğrudan kendisi teminat mektubunu düzenleyip vermektedir. Ancak, milletlerarası ilişkilerde lehtarın kendi bankasından teminat mektubu talebinde bulunduğunda, yerel bankanın yabancı ülkede bulunan muhataba, doğrudan kendisinin teminat mektubu hazırlayıp vermesi mümkün olmayabilir. Bu sebeple, ekseriyetle lehtarın bankası muhataba verilmesi kararlaştırılmış olan banka teminat mektubunun hazırlanması ile muhatabın ülkesinde mukim olan bir bankayı görevlendirmektedir. Dolayısıyla, uluslar arası ticari ilişkilerde kendisinden teminat mektubu talebinde bulunulan banka, muhataba doğrudan kendisi teminat mektubu verebileceği gibi, yabancı bir bankanın teminat mektubunu temin etme yoluna da gidebilir. Bu ayrım karşımıza doğrudan ve dolaylı banka garantilerini çıkarmaktadır.

Doğrudan Banka Garantileri 
Doğrudan banka garantilerinde kendisinden garanti talebinde bulunulan banka, muhataba, garantiyi kural olarak bizzat kendisi vermektedir. Ancak, garantör banka muhatabın yabancı ülkede bulunduğu durumlarda teminat mektubunu bizzat kendisi vermeyebilir. Kendisinden teminat mektubu talebinde bulunulan banka muhatabın bulunduğu ülkede mukim bir bankayı muhabir banka (Avisbank) olarak ilişkiye dahil ederek muhataba teminat mektubunu bu ikinci banka aracılığı ile de verebilir. Teminat mektuplarından veya garanti sözleşmelerinden dolayı muhabir bankanın muhataba karşı sınırlı bir sorumluluğu bulunmaktadır. Buradaki sınırlı sorumluluktan maksat; muhabir bankanın ilk bankanın talimatlarına uygun davranması halinde sorumluluğu bulunmamakta, aykırı davranışlar sebebi ile doğacak zararlardan dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gibi durumlarda asıl sorumluluk ilk banka üzerindedir. 

İkinci banka muhabir banka olarak garanti ilişkisine katılmış ise, kendisi ilk banka gibi yükümlülük altında değildir. İkinci bankanın yalnızca ilk bankanın talimatlarına uygun davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Muhabir banka, muhataba karşı ilk bankanın borcundan bağımsız bir borç üstlenmemektedir. Başka bir ifade ile, muhabir banka garantör bankanın vekili durumundadır. Kendisini vekil olarak tayin eden bankanın talimatlarına uygun davranmadığı durumlarda, vekalet hükümleri çerçevesinde sorumlu olacaktır. 

Dolaylı Banka Garantileri 
Kendisinden garanti talebinde bulunulan banka, muhataba doğrudan kendisi teminat mektubu vermemekte, muhatabın ülkesinde bulunan bir bankayı devreye sokmaktadır. Bu ikinci banka muhabir banka (Avisbank) olabileceği gibi garantör banka da olabilir. Başka bir deyişle, ikinci banka garantör banka olarak ya garanti alana karşı ilk banka gibi bağımsız bir borç altına girer ya da ilk bankanın garantisine teyit bankası olarak katılır. İkinci bankanın garantör banka olduğu durumlarda, milletlerarası ticari ilişkilerde dolaylı banka garantilerinden bahsedilmektedir . 

Uluslar arası ticari ilişkilerin ekseriyetinde dolaylı banka garantileri kullanılmaktadır. Teminat mektubu temin etme yüküm altına girmiş olan kişi (lehtar), kendi ülkesindeki bankasından yabancı ülkede bulunan bir bankanın teminat mektubunu temin etmesini talep etmektedir. Bu ilişkide lehtarın talep ettiği teminat mektubu, ikinci banka konumunda olan yabancı banka tarafından verilmektedir.

e) Sürelerine Göre Teminat Mektupları 
Teminat mektuplarıyla ilgili olarak yapılan bu ayırım, mektubu veren bankanın sorumluluk süresinin sınırının tespiti bakımından önemlidir. Özellikle, zamanaşımı sürelerinin hesabı mektubun vadeli veya vadesiz olmasına göre değişmektedir. Banka teminat mektupları ya belli bir vade ile sınırlı olarak verilir ya da belli bir vadeye bağlı olmaksızın verilirler. Bankanın vermiş olduğu teminat mektubundan dolayı sorumlu olabilmesi için, vadeli teminat mektuplarında teminat mektubu ile güvence altına alınmış olan riskin vade içinde gerçekleşmiş olması gereklidir. Vade içinde risk gerçekleşmez ise, bu durumda bankanın sorumluluğu da söz konusu olmayacaktır. Vade içinde gerçekleşen risklerden banka ne zamana kadar sorumlu olacaktır.

Vadeli (Süreli) Teminat Mektupları 
Bankanın vermiş olduğu teminat mektubundan dolayı sorumluluğunun belli bir süre ile sınırlandırıldığı teminat mektupları vadeli teminat mektupları olarak kabul edilmektedirler. Vadeli teminat mektuplarında bankanın sorumlu olabilmesi için, teminat mektubu ile güvence altına alınmış olan riskin, öngörülmüş olan vade içinde gerçekleşmesi gereklidir. Vade içinde risk gerçekleşmez ise, bu durumda bankanın sorumluluğu da söz konusu olmayacaktır. 
Vadeli teminat mektuplarında risk vade içinde gerçekleşmek şartıyla, banka genel zamanaşımı süresi olan on yıllık süre ile sorumlu olmaya devam edecektir. 

Vadeli teminat mektuplarında riskin vade içinde doğması halinde, bankanın sorumluluğunun genel zamanaşımına tabi olacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin vade içinde gerçekleşmemesi halinde bankanın sorumluluğu vadenin sona ermesi ile bitecektir. 

Teminat mektubu metninde farklı bir düzenlemeye yer verilmiş olabilir. Mektup metninde vade içinde rizikonun gerçekleşmesi ve ödeme talebinde bulunulması kararlaştırılmış olabilir. Böyle bir şartı içeren teminat mektuplarında süre içinde yazılı tazmin talebinde bulunulmamış ise, bankanın sorumluluğu da sona erecektir. Ancak, mektup metninde vade içinde tazmin talebinde bulunulması kararlaştırılmamış ise, riskin vade içinde gerçekleşmesi halinde bankanın sorumluluğu genel zamanaşımı süresi olan on yıllık süreye tabi olacaktır.

Vadesiz (Süresiz) Teminat Mektupları
Geçerliliği hususunda mektup metninde herhangi bir süreye yer verilmeyen teminat mektupları süresiz ya da vadesiz teminat mektupları olarak nitelendirilmektedir. Süresiz teminat mektuplarında banka, teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin doğumundan zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhataba karşı sorumlu olmaktadır. Vadesiz teminat mektubu talebi, özellikle uzun süreli sözleşmelerde gündeme gelmektedir. 

f) Diğer Teminat Mektubu Türleri 

Cayılabilir – Cayılamaz Teminat Mektupları 
Teminat mektuplarının cayılabilir ya da cayılamaz nitelikte düzenlenebileceği kabul edilmiştir. Teminat mektubunda, mektubun cayılabilir ya da cayılamaz olduğu yönünde bir hükme yer verilmemiş olması halinde cayılamaz nitelikte olduğunun kabul edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 

Garantör bankanın mükellefiyeti lehtarın usulüne uygun bir cayma beyanı ile ortadan kalkacaktır. Lehtarın cayma beyanı yalnızca banka tarafından uygulanabilir. Bu durum, bankanın kendisinden garanti talebinde bulunan kişinin talimatına bağlı olmasının doğal bir sonucudur. Şayet, muhatap lehtarın cayma beyanından önce bankadan usulüne uygun olarak ödeme talebinde bulunmuş ise, banka muhataba ödeme yapmak zorundadır. Başka bir ifade ile, bu halde lehtarın cayma beyanı nazara alınmayacaktır. 

Kural olarak teminat mektupları cayılamaz nitelikte oldukları için, taraflardan birinin cayma beyanında bulunması, teminat mektuplarının hüküm ve sonuç doğurmasına engel olmayacaktır.

Ödeme Amaçlı Teminat Mektupları 
Ödeme amaçlı teminat mektupları sözleşmenin ifasına yönelik kesin teminat mektuplarının uygulamada değişime uğraması neticesinde ortaya çıkmıştır.

Ödeme amaçlı teminat mektupları sözleşmenin ifasını, açıkçası süresinde verilmiş olan kredinin geri ödenmesini güvence altına alan kredi güvence teminat mektuplarının değişik bir yansımasıdır. Ödeme amaçlı teminat mektupları, hizmet ediminin ifası veya mal nakliyesinde taraflar arasındaki güvensizlik duygusunu ortadan kaldırmaya da hizmet etmektedir. Bu tür teminat mektupları, “açık hesaba” karşı veya uzun süreli bir sözleşmenin yapılması durumunda da kısmi taşımayı sağlamak için güvence unsuru olarak hizmet etmektedir. Akreditif işleminin nispeten yüksek ücretinden kaçınmak için, taraflar ödeme amaçlı teminat mektubu temini hususunda anlaşmaktadırlar.


Belge Eksikliğini Güvence Altına Alan Teminat Mektupları 
Gerekli belgelerin yalnızca gecikmeli olarak ibrazı veya kaybolması tehlikesine karşı ortaya çıkan teminat mektubu türüdür. Bu tür teminat mektuplarının en tanınmış şekli konşimento teminat mektuplarıdır. Konşimento teminat mektupları, bir akreditifte gerekli konşimentoların gecikmeli olarak ibrazını gereksiz kılmak ve tabi ki donatanı koruma amacı taşıyan ve fakat armatör karşısında diğer ilgililere mal üzerinde kullanım imkanını da sağlayan bir teminat mektubu türüdür.

Gümrüklere Hitaben Verilen Teminat Mektupları 
Gümrük Mevzuatı uyarınca, Gümrük İdarelerinin gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere bir teminat verilmesini gerekli görmeleri halinde, bu teminat yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verilmektedir. 

Gümrük işlemleri sırasında teminat alınması gerek görülen hallerde, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 10. maddesinde sayılanlardan Bankaların verecekleri teminat mektupları teminat olarak kabul olunur. 

Mahkemelere veya İcra Dairelerine Hitaben Verilen Teminat Mektupları 
Bu tür mektuplar yürütmenin durdurulması, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir konulması, ihtiyati tedbirin – veya haczin – kaldırılması, icraya taahhütte bulunulması, ihalenin feshi davası açılması halinde ihale üzerine kalan alıcının ihale bedelini taahhüt, yurt dışında bir kişinin Türkiye’ de dava açması ve diğer konularda mahkemelere ve icra dairelerine hitaben verilmektedir.

Vergi Dairelerine Hitaben Verilen Teminat Mektupları 
Tarh edilen vergi ve cezalarına itiraz edilmesi veya verginin takside bağlanmasını sağlama amacı ile verilmektedir. 
 

e)Serbest Konulu Teminat Mektupları

Teminat mektupları yukarıda belirlenenler dışında her konuda resmi dairelere, özel ve tüzel kişilere hitaben verilebilmektedir